Daha önce Hadramiler ve Hadramut hakkında yazmıştık. Bir önceki yazımızın devamı niteliğinde, Hadramiler, yaşadıkları coğrafyalar ve İslam'ın yayılması noktasındaki katkılarına değinmek istiyoruz. Meşhur bazı Hadramilerden de bahsedeceğiz.
Alâ bin Hadramî (r.a.)
İslam tarihindeki en ünlü ve ilk bilinen
hadrami, sahabe Alâ bin Hadramî (r.a.)'dır. İlk Müslümanlardandı. Uzun zaman Peygamberimizin sohbetinde bulunmuş, feyiz almıştı. İyi bir hatipti. İkna kabiliyeti yerinde, yumuşak sözlü bir tabiata sahipti. Muhatabının içinde bulunduğu durumu nazara alarak konuşur, onu kırmamaya incitmemeye azami gayret gösterirdi.
Hz. Resûlullah, Medine'de İslam Devletini kurduktan sonra bir yandan Medine’ye gelen heyetlerle meşgul olurken, diğer yandan da komşu devlet ve hükümdarlara elçiler göndererek onları İslam’a davet ediyordu.

İşte elçi olarak vazifelendirilen bu sahabilerden birisi de
Alâ bin Hadramî’dir (r.a.). Peygamberimiz onu Hicret’in 8. yılında, bugünkü Basra Körfezi’nin batısında bir sahil ülkesi olan
Bahreyn’e gönderdi. Mecusi olan Bahreyn Hükümdarı
Münzir bir Sâvâ’ya da bir mektup yazdı. Hz. Ebû Hureyre’yi (r.a.) yanına almasını ve yol arkadaşına iyi davranmasını tavsiye etti.
Alâ bin Hadramî hemen yola çıktı ve Bahreyn’e ulaştı. Bahreyn hükümdarı, Mekke’den bir peygamber çıktığını işitmişti. Fakat İslamiyet hakkında bir bilgiye sahip değildi. Peygamberimizin elçisini hemen huzuruna kabul etti. Böylece Resûlullah’a değer verildiğini, elçiye göstermek istiyordu. Hz. Alâ, Peygamberimizin (sav) mektubunu hükümdara takdim etti. Hükümdar saygılı bir biçimde mektubu aldı ve tercümanına vererek okumasını istedi. Alâ bin Hadramî, mektubun okunması bittikten sonra şu mealde bir konuşma yaptı:
“
Ey Münzir! Şüphesiz sen dünya işlerinde büyük bir akla sahipsin. Bak, iyi düşün! Hiç yalan söylemeyen bir kimseyi tasdik etmemek, verdiği sözden hiç caymayan kimseye itimat etmemek, inanmamak sana yakışır mı?! İşte böyle olan o ümmi peygamberdir ki, vallahi aklı başında olan hiç kimse, hiçbir zaman onun emrettiği şeyin yasaklanmasını, onun yasakladığı şeyin de emredilmesi gerekeceğini söyleyemez.”
Münzir gerçekten akıllı bir insandı. Peygamber Efendimizin mektubu ve Alâ’nın konuşması üzerine biraz düşündü. Sonra da Hz. Alâ’dan İslamiyet hakkında biraz daha bilgi vermesini rica etti. O konuştukça Münzir’in yüzünde iman nuru parlamaya başladı. Nihayet İslam sarayına girmek için daha fazla beklemeyi uygun bulmadı. Düşüncelerini şu şekilde ifade etti:
“
Elimdeki saltanata baktım; onu, ahiret dışında, sadece dünyaya yarayacak şekilde buldum. Sizin dininize baktım; onun dünyayı da, ahireti de birlikte mütalaa ettiğini gördüm. Kendisinde dünyada rahat bir şekilde yaşama ve ahirette de ebedî bir hayat bulunan böyle bir dini kabul etmeme ne mâni var?” dedi ve Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldu. Hükümdar Münzir’den sonra Mecusi rahip Sibuht’un da Müslüman olması, halktan birçok kimsenin daha İslamiyet’le müşerref olmasına sebep oldu.
Alâ bin Hadramî, Peygamberimize bir mektup yazarak müjdeli haberi arz etti. Bundan sonra da nasıl hareket etmesi gerektiği hususunda malumat istedi.
Peygamber Efendimiz, bu mektubu alınca çok memnun oldu. Alâ bin Hadramî’yi bu başarısından dolayı tebrik ve takdir etti. Bir taltif olarak da, bu bölgenin İslam ülkesi olması üzerine onu
Bahreyn valiliğine tayin etti. Bir mektup yazarak Bahreynlilere İslamiyet’i öğretmesini, zengin Müslümanlardan zekât, gayrimüslimlerden de cizye (vergi) alarak fakir halka dağıtmasını ve ihtiyaçtan fazlasını Medine’ye göndermesini emretti.
Alâ bin Hadramî, Peygamberimizin vefatından sonra Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer zamanında da aynı vazifeye devam etti. Hz. Ömer daha sonra İran'daki bazı bölgelerin fethiyle vazifeli olan ordunun başına kumandan tayin etti. Bu büyük sahabi, kumandanlık vazifesini de başarıyla yerine getirdi.
***
Hadramiler Hint Okyanusunda hem batı kıyılarında,
Kızıldeniz bölgesinde hem de
Doğu Afrika'da ve daha doğuda
Hindistan,
Sri Lanka,
Malezya,
Singapur ve
Endonezya'da yüzyıllardır varlığını sürdürmektedir.
Hadrami Göçmenler, Surabaya, Endonezya
Hadramiler her gittikleri ülkeye özellikle ticaret nedeniyle deniz yoluyla ulaştılar, çok ciddi ticari bağlantılar kurdular ve gittikleri ülkelerde İslam'ın tebliğini ve yayılmasını sağladılar. Hadramiler sebebiyle müslüman olan bu toplumlar, onlar gibi Şafi mezhebine uydular.
Bu diaspora hakkında dikkat çeken şey coğrafi yayılım kadar bu ağların zamansal derinliğidir. Hadramiler muhtemelen 2000 yıldır Doğu Afrika'da bulunmaktadır ve yüzlerce yıldır Güney ve Güneydoğu Asya'da bulunmaktadır. Sonuç olarak Hadramiler, onları karşılayan topluluklar üzerinde derin etkiler oluşturmuş ve karşılıklı olarak Hadramut, göçmenler geri döndükçe eşit derecede derin etkilere maruz kalmıştır.
Mukalla eski liman
Bugün Hadramut, Yemen Cumhuriyeti'nin beşinci valiliği ve savaşın etkilerini sonuna kadar hissetmektedir. Ancak dar kıyı şeridi kozmopolit niteliktedir: petrol ve balıkçılık endüstrisi nedeniyle Yemen'in diğer bölgelerinden ve Doğu Afrika'dan emekçileri çekmektedir.
Hadrami dini liderliğinin etkisi İslam dünyasının haritası üzerinde açıkça görülebilir: Neredeyse istisnasız, Hint Okyanusu'nun Müslüman toplulukları, Hadramut Vadisindeki Tarim'de bulunan Şafi İslam okulunu takip ediyor.
Şafi mezhebinin yayılımı, koyu mavi
Endonezya'dan geri dönen bir hadrami göçmenin evi
MEŞHUR HADRAMİLER
Hasan Al-Bolkiah, Brunei Sultanı
Mari bin Amude Alkatiri, Doğu Timor eski Başbakanı
Ahmed bin Sumait, Zengibar eski Baş Kadısı
Bağımsız
Doğu Timor'un ilk başbakanı
Mari Alkatiri ve Brunei Sultanı
Hasan al Bolkiah gibi politikacılar ve yöneticiler ile 20. yüzyılın başlarında
Zengibar'ın baş kadısı
Ahmed bin Sumait ve uzak kuzeni
Singapur eski müftüsü
Syed Isa Semait gibi dini liderler gibi köklerini Hadramut'a kadar takip ediyorlar.
Syed İsa Semait, Singapur eski müftüsü, soldan ikinci, Singapur Başbakanı ile yemekte
Gerçekten, Malezya'da ki
Kuzey Borneo'dan Afrika içlerindeki
Victoria Gölü'ne, Hindistan Kerala eyaletindeki
Kozhikode'dan Mozambik
Maputo'ya kadar, İslami dini liderlik neredeyse her zaman Hadramilerin ve torunları tarafından ifa edilmiştir.
Komor Adaları'nın eski büyük müftüsü olan Omar bin Sumait, bir Komor banknotunda.
Singapur, çeşitli ırklardan oluşan kozmopolit bir şehir devletidir. 1990 nüfus sayımı Çinlileri nüfusun yaklaşık% 74'ünde çoğunluk,% 14'ünde yerli Malezyalılar,% 10'dan azında Hintliler ve 'diğerleri' dengesinde göstermektedir. Nüfus sayımı Arapların yaklaşık 7.000 olduğunu gösteriyor, ancak gayri resmi tahminler Arap sayısını 10.000'e yerleştiriyor. Aradaki fark, çok sayıda Arap topluluğunun resmi istatistiklerde Malay olarak sınıflandırılmasından kaynaklanıyor. Arap cemaati neredeyse tüm Hadrami kökenlidir.
[caption id='attachment_19487' align='aligncenter' width='569']

Raffles Hotel Singapore[/caption]
Hadrami
El-Saggaf (Alsagoffs) ailesi, Singapur'un ünlü Raffles Hotel'in orijinal sahipleri ve büyük bir holding sahibidirler.
1819'da Singapur'a gelen ilk Araplar, Sumatra'daki Palembang,
Syed Mohammed bin Harun al-Juneid ve yeğeni
Syed Omar bin Ali al-Juneid isimli iki zengin tüccardı. Sayıları yavaş yavaş arttı ve 1846'ya kadar beş önemli Arap tüccar evi vardı. Singapur'daki al-Hidid ailesi, el-Kaffs ve el-Saggoff'larla birlikte zengin ve etkili bir aile olarak büyüdü.
Syed Abdul Rahman Alsagoff, Singapur
Sri Lanka, eski adıyla Seylan, nüfusunun yaklaşık
%10'u müslümanlardan oluşur. Bu müslümanlar
Moors adı ile anılmaktadır ve büyük bir çoğunluğu Hadrami kökenlidir.
Yeşil renkli alanlar, Sri Lanka'da Müslümanların çoğunlukta olduğu yerleri göstermektedir.
Sri Lanka Müslümanları
Hadramut'tan Afrika'ya göç en azından birinci yüzyıla kadar uzanmaktadır. İslami dönem İslamiyet öncesi dönemden daha iyi belgelenmiştir ve dört ana yer olduğunu gösterir: (a) Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu; (b) Komor Adaları, Mozambik ve Kuzey Madagaskar dahil olmak üzere Doğu Afrika kıyıları; (c) Güney Afrika; ve (d) Afrika içi (Tanzanya, Kongo, Kenya ve Uganda).
Najib Balala, Kenya Turizm Bakanı
Ahmed Abdallah Mohamed Sambi, Komor eski Cumhurbaşkanı
Mohammed Al Amoudi, Etiyopya'nın en zengin işadamı
Said Salim Bakhresa, Tanzanya'nın en zengin adamı
Suudi Arabistan'a göç eden çok sayıda Hadrami ailesi mevcut olup, bunlar, ticaret dünyasında çok ciddi yer edinmişlerdir.
Ahmed Salim Bugşan, Bugşan Holding, Suudi Arabistan
Bin Ladin Ailesi 20. yüzyılın başlarında batı Hadramut'taki Wadi Duan'dan Cidde'ye göç eden Hadrami bir ailedir.
Endonezya da yaklaşık
10 milyon kişinin
Hadrami kökenli veya melezi olduğu tahmin ediliyor. Ülkenin ticaretinde, siyasetinde ve ilim alanında söz sahibidirler. Endonezya'nın hemen hemen her adasında yerleşmişlerdir.
Seyyid
Abdullāh bin Şeyh el-Aydarūs, 16. yüzyılda yaşayan Hadrami kökenli bir ilim adamı ve mutasavvıftır. Seyyid Ebu Bekir el-Aydarūs'ın soyundan gelen Bā Alawiyyah kolunun el-ʿAydarūs dalını oluştururlar.
Abdullah,
Endonezya'nın
Sumatra adasındaki
Açe (Aceh) bölgesindeki en eski Hadrami Arap yerleşimcileri arasındaydı ve ondan sonra gelen akrabalarının çoğu gibi, Açe'nin Naqib'i (dini lideri) olarak görev yaptı. Açe Sultanlığı'ndan
Sultan Alauddin Mansur Şah (saltanat 1577-1585) Abdullah'ı kızıyla evlenmeye ikna etti ve oğlu Zeynel Abidin bu evlilikten doğdu. Daha sonraki yıllarında, 1609 yılında vefat edene kadar yerel bir köy olan Kampung Pasir Putih'de hayatını sürdürdü.
Abdullah'ın oğlu
Zeynel Abidin el-Aydarus ondan sonra dini bir lider oldu ve Johor'a taşındı; burada, Sekudai Bendahara'sı Tun Jenal'ın kızı olan Tun Kaishi ile evlendi ve Bendahara'nın ailesi ile kalırken Malayca 'Tun Dagang' adını aldı.
Anies Rasyid Baswedan, Jakarta Valisi, Endonezya
Enis Baswedan, daha önce Eğitim Bakanlığı da yapmış olan ve halen Jakarta Valiliğini yürüten, ülkenin en parlak siyasetçileri arasında gösterilen bir akademisyendir. Ülkenin bağımsızlık kahramanı Abdurrahman Baswedan'ın torunudur.
Fotoğraf, Jakarta'da Valilik konutunda düzenlenen toplantı sonrası çekinilmiştir.
Sultan Hamid II, Şerif AbdülHamid Alkadri, 8. Pontianak Sultanı ve sonrasında Batı Kalimantan Başkanı. Borneo Adası.
Fuad Hassan, Endonezya Eğitim eski Bakanı
Haidar Bagir, işadamı,yazar,hayırsever

Haddad Alwi Essegaff, İlahi ve Ezgi sanatçısı, 1966

Ali bin Abdurrahman al-Habshi, Habib Ali Kwitang, İslam Alimi, 1870-1968

Jafar Umar Thalib, İslam Alimi ve siyasetçi, Laskar Jihad hareketi kurucusu, 1961-2019

Alim Algadri, Hadramut'tan Hindistan Surat'a yerleşti, oradan evlendi, sonra Endonezya Java'ya yerleşti, ticaretle uğraştı.
Hamid Algadri, Bağımsızlık kahramanı, siyasetçi, 1912-1998
Ali Alatas, Dışişleri eski Bakanı, siyasetçi, 1932-2008
Malezya'da da aynı Endonezya'da olduğu gibi çok uzun yıllara dayanan ve ülkenin ekonomik, siyasi ve ilmi alanlarında etkin çok sayıda Hadrami kökenli insan yaşamaktadır.
Seyyid Muhammed Naqib Al-Attas, 1931, İslam Alimi ve Filozofu, Malezya Uluslararası İslam Üniversitesinin kurucusu
Seyyid Muhammed Nakib el-Attas, Doğuda ve Batıda akademi dünyasının, ismini, “
Bilginin İslamileştirilmesi” kavramına önemli katkıda bulunan bir bilim adamı olarak tanıdığı,
Malay coğrafyasının son dönemde yetiştirdiği önemli bir şahsiyet.
Nakib El-Attas, Attas ailesinden geliyor. Dedesi,
Cava Adası’nın önemli şehirlerinden Bandung’da yerleşik bir Arap göçmeni olan
Seyyid Abdullah el-Attas bin Muhsin. Dede el-Attas’ın, Bandung’dan, 19. yüzyıl ikinci yarısında
Singapur’a geçtiğini görüyoruz. Singapur, aynı zamanda, bir yandan envai çeşit misyonerler, önce İngiliz Doğu Hint Şirketi, ardından 1867’den itibaren İngiliz Sömürge Yönetimi’nin eğitim faaliyetleri, öte yandan “peranakan” adı verilen Hintli Müslümanların yayıncılık ve eğitim faaliyetleri ile neredeyse tüm
Güneydoğu Asya’nın “modern aydınlanmacı” ruhunun depreştiği yer olarak öne çıkar.
Kendisi dede tarafından Seyyid ve nine tarafından Türk asıllı. Babaannesi Rukiye hanım, Sultan Abdülmecid tarafından Johor Sultanı İbrahim beyle evlendirilmiş. Eşi vefat edince, dede el-Attas ile evlenmiş. Bu evlilik,
Ali el-Attas ve 20. yüzyıl Malay dünyasının entelektüel ortamına ‘renk katacak’ bireylerin dünyaya gelmesine vesile oldu. Nakib el-Attas bu neslin önemli temsilcilerinden biri olmakla dikkat çekiyor.
Zeti Akhtar Aziz, Malezya Merkez Bankası Başkanı
Syed Hamid bin Syed Jaafar Albar, Malezya eski Bakanı ( Savunma, Dışişleri, Adalet, İçişleri )
Habib Alwi bin Thahir al-Haddad, 1884-1962, İslam alimi, Johor Müftüsü, Malezya
Şah Celal, Suhreverdi şeyhi, 1271-1346, Konya Doğumlu, Sylhet, Bangladeş'te medfun
Ahmad Abdullāh al- Masdūsī, 1905-1968, Avukat ve aktivist, Pakistan
Syed Ahmed El-Edroos, General, Haydarabad Devleti Genel Kurmay Başkanı, Hindistan, 1899-1962
Subhani ba Yunus, Aktör, Pakistan, 1931–2006
Habib Omar bin Muhammad bin Salim bin Hafiz, 1966, İslam Alimi, Abu Dabi
Buraya yazabildiklerimizin dışında da çok sayıda etkin, tüccar, siyasetçi, devlet adamı, alim, fakih ve mutasavvıf yetiştirmişlerdir. Günümüzde, bu coğrafyaları da aşıp, Kanada, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Avustralya ve Güney Afrika'ya da uzanmışlar ve etkin rol oynamaya devam etmektedirler.
Kaynaklar;
Sahabeler Ansiklopedisi
Iain Walker
Ameen Ali Talip
Anne K. Bang
Dünya Bizim