DOLAR 8,1026
EURO 9,7728
ALTIN 461,53
BIST 1.377
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 19°C
Parçalı Bulutlu
Afyon
19°C
Parçalı Bulutlu
Çar 19°C
Per 20°C
Cum 24°C
Cts 26°C

İLK MESCİDLER / CAMİLER

İLK MESCİDLER / CAMİLER
27.04.2020
A+
A-
  1. Yeryüzündeki ilk Mescid Kâbe’dir. Mescid-i Harâm (Kâbe), tartışmasız olarak dünyanın ilk ve en eski Camisi’dir. Hz. İbrahim’in ve oğlu Hz. İsmail’in, namaz kıldığı noktadır. Aynı zamanda İslam’daki kutsal alanların en kutsal alanıdır. Dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar günde 5 defa Kâbe’ye yönelirler. Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de “İnsanlar için yeryüzünde kurulan ilk ev, Mekke’de bulunan mübarek ve âlemler için hidayet kaynağı olan Kâbe’dir.” (Al-i İmran, 3/96) Ayeti de Kâbe’nin İslam Dinindeki yerinin çok ayrı olduğunun kanıtıdır.

  1. İslam’ın ilk mescidi ise, Hz. Peygamberimiz ’in (SAV) Mekke dışında ilk namaz kıldığı mescid olan, Kubâ Mescididir. İlk muhacirler, Resûl-i Ekrem daha Medine’ye gelmeden Kubâ’da Amr b. Avf oğullarına ait bir hurma kurutma yerini mescid haline getirmişlerdi. Ebû Huzeyfe’nin âzatlısı Sâlim burada bir grup muhacire Kudüs’e yönelerek namaz kıldırıyordu. Resûlullah Kubâ’ya ulaşınca burayı genişleterek 622 yılında Kubâ Mescidi’ni bina etti.

  1. Mescid-i Kubâ, müslümanların hür ve güvenli bir ortamda yaptıkları umuma açık ilk mescid olması bakımından büyük önem taşımaktadır. Kur’an’da sözü edilen, “ilk günden takvâ üzerine kurulan mescidin” (et-Tevbe 9/108) Kubâ Mescidi olduğu kabul edilir.Başta Buhârî ve Müslim olmak üzere hadis kaynaklarında Mescid-i Kubâ’nın faziletine dair bölümlere yer verilmiş, Hz. Peygamber’in Medine’de bulunduğu zamanlar cumartesi, bazan da pazartesi günleri ve ramazanın 17. günü Mescid-i Kubâ’ya giderek namaz kıldığına dair rivayetler zikredilmiştir. Ayrıca onun mescidde sürdürülen öğretim faaliyetine nezaret ettiği, Kubâ’da namaz kılmayı umreyle eş değerde gördüğü rivayet edilmektedir (İbn Mâce, “İḳāmet”, 197; Tirmizî, “Mevâḳītü’ṣ-ṣalât”, 125)

  1. Medine’de ki ilk mescid, (Ravza-i Mutahhara) Mescid-i Nebevidir. Vahyin en çok geldiği mekânlardan biri olan Mescid-i Nebevî, Hz. Peygamber’in ibadet ve ziyaret maksadıyla yolculuk yapılmaya değer olduğunu belirttiği üç mescidden (diğerleri Mescid-i Harâm ve Mescid-i Aksâ) biridir (Buhârî, “Fażlü’ṣ-ṣalât fî mescidi Mekke ve’l-Medîne”, 1, 6; Müslim, “Ḥac”, 511-513). Resûlullah, Mescid-i Nebevî’de kılınan namazın Mescid-i Harâm hariç diğer yerlerde kılınan namazlardan bin kat daha faziletli olduğunu haber vererek (Buhârî, “Fażlü’ṣ-ṣalât fî mescidi Mekke ve’l-Medîne”, 1; Müslim, “Ḥac”, 505-510; İbn Mâce, “Mesâcid”, 1; “İḳāmetü’ṣ-ṣalât”, 195; Tirmizî, “Ṣalât”, 126, Nesâî, “Mesâcid”, 4, 7) bu mescidde namaz kılmanın önemini belirtmiş, diğer bir hadisinde eviyle minberi arasındaki Ravza-i Mutahhara’nın cennet bahçelerinden bir bahçe olduğunu söylemiştir (Buhârî, “Fażlü’ṣ-ṣalât fî mescidi Mekke ve’l-Medîne”, 5; Müslim, “Ḥac”, 500-503). 622 yılında inşa edilen 22 × 15 m. ebadındaki bu bölümde İslâm’ın ilk döneminden hâtıralar taşıyan sütunlar yer almaktadır. Abdülmecid’in imarı esnasında bu sütunların üzerine adları ve Hz. Peygamber’in mescidle ilgili hadisleri yazılıp bunların diğer sütunlardan farklı olduğu vurgulanmıştır. Resûl-i Ekrem ramazanın son on gününde Mescid-i Nebevî’de itikâfa girerdi. Bu uygulamasını vefatına kadar sürdürmüştür (Buhârî, “İʿtikâf”, 1).

  1. Miraç Gecesi Peygamberimiz Hz.Muhammed (SAV) ‘in namaz kıldırdığı Mescid, Mescid-i Aksâ’dır. Bir hadise göre ise burası, Mescid-i Harâm’dan sonra içinde insanların Allah’a ibadet etmeleri amacıyla yapılan en eski ikinci mâbeddir (Buhârî, “Enbiyâʾ”, 10, 40; Müslim, “Mesâcid”, 1, 2). 637 yılında yeniden inşaa edilen Mescid-i Aksâ İslam’da çok önemli ve kutsal bir noktadır. Buhari’nin bir Hadisine göre, İslam dinin en kutsal 3. Noktası olarak Kabul edilen Mescid’de her kılınan rekatın 1000 rekat değeri vardır. Aynı zamanda, Kıble’nin Kâbe’ye döndüğü vahiyden önce Medine’ye göç edilmesinden sonraki 17 ay boyunca eski Kıble yönü de Mescid-i Aksâ’ydı.Mescid-i Aksâ, birçok deprem ve kuşatma altında kalmıştır ancak Kudüs’ün fethinden sonra Haçlılardan alınmıştır  Selahaddin Eyyubi tarafından eski ihtişamına geri döndürülmüştür. Bu Mescid, tüm Müslümanların Dünyaya yayılış öyküsü ve gururu ile doludur.

  1. Türkiye topraklarındaki ilk cami, Antakya’da ki Habib- i Neccar Camisi’dir. Antakya’da bulunan tarihi cami. Anadolu’da yapılan ilk cami olarak bilinir. Cami Roma dönemine ait bir pagan tapınağının üzerine inşa edilmiştir. Günümüzdeki cami Osmanlı dönemi eseridir, etrafı medrese odaları ile çevrilidir. Avlusunda 19. yy eseri bir şadırvan bulunur. Caminin kuzeydoğu köşesinde İsa’nın havarilerinden Yunus (Yuhanna) ve Yahya(Pavlos) ile onlara ilk inanan ve şehit edilen ilk kişi olan Antakyalı Habib-i Neccar’ın türbesi bulunur. Antakya şehri, İslam Devleti’nin lideri Halife Ömer’in komutanlarından Ebu Ubeyde Bin Cerrah tarafından 636 yılında fethedildiği dönemde fethin simgesi olarak, Habib-i Neccar ve İsa’nın iki havarisinin mezarının bulunduğu yerde, bir cami inşa edilmiştir. 1098 yılında Haçlılar ‘ın eline geçen ve 1099’da Antakya Prensliği halini alan şehri Memluk Sultanı Melik Zahir Baybars fethedince camiyi yeniden yaptırmıştır.

  1. Anadolu’nun en eski camisi ise Diyarbakır Ulu Camii’dir. 639 yılında Diyarbakır’a egemen olan müslüman Araplar tarafından şehrin merkezindeki en büyük mabedin (Martoma Kilisesi) camiye çevrilmesiyle oluşturulmuştur. Daha sonra 1091 yılında Büyük Selçuklu Hükümdarı Melikşah’ın buyruğu ile büyük bir onarım gördüğünü, değişik dönemlerde birçok kez onarım ve eklentilerle bugünkü şeklini aldığını kitabelerinden öğrenmekteyiz. Erken islam döneminin ünlü Şam Emeviye Camisi’nin (benzerliklerden dolayı) Anadolu’ya yansıması olarak yorumlanan Diyarbakır Ulu Cami, İslam âleminin 5. Harem- i Şerifi olarak kabul edilmektedir. Ayrıca camide sibernetiğin babası olarak kabul edilen ünlü bilgin El Cezeri’nin yaptığı güneş saati bulunmaktadır.

  1. Anadolu’da Müslüman Türklerce inşa edilen ilk cami ise, Kars’a 45 kilometre uzaklıkta antik Ani şehrinde bulunan Ebul Menuçehr Camii’dir. Minaresinde Kufi yazı stiliyle ‘Bismillah’ yazan Anadolu’daki ilk Türk camisinin, 1064 yılında Selçuklu Sultanı Alparslan’ın Ani kentini fethetmesinden sonra Ani Beyi olarak atadığı Menuçehr tarafından 1072 yılında dikdörtgen planlı iki katlı olarak yapıldı, caminin tavanında Selçuklu dönemi yıldız motifleri bulunmakta ve sekizgen köşeli minareye 99 basamaklı merdivenle çıkılıyor.

  1. Afrika Kıtasının ilk camisi, Habeşistan’a hicret eden ilk Müslüman sahabeler tarafından Eritre’nin Massava şehrinde 615 yılında inşa edilen Sahabe Camii’dir. Caminin haziresinde hicret sırasında vefat eden bazı sahabelerin kabirleri bulunmaktadır. Namazgah şeklinde yapılmış camii, halen kullanılmaktadır.

 

  1. Asya Kıtasının (Ortadoğu dışındaki) ilk camisi, Hindistan’ın Gujarat eyaletindeki Ghogha şehrinde Arap tüccarlar tarafından 622 yılında inşa edilmiş olan Barwada Mescidi dir. Barwada, yabancı demektir, yani yabancıların inşa ettiği cami manasındadır. Antik bir Liman kenti olan Ghogha, Khambat körfezinde yer almaktadır.
    Mescidin ilk kıblesi Kudüs’e yönelikti, 623 yılından sonra kıble Kabe’ye dönünce Mescid kıbleye göre yeniden inşa edildi.

  1. Çin’de ki ilk cami, Guangzhou şehrindeki Huaisheng (Sa’d ibni Ebi Vakkas) Camiidir. Huaisheng Camii ya da Fener Camii, Çin’in Guangdong eyaletindeki Guangzhou kentinde yer alan bir cami. Sa’d bin Ebû Vakkâs tarafından 627 yılında kent limanında yapılmıştır. Adı önceleri minaresinin fenere benzemesiyle “Fener Camii” olarak anılmış, daha sonra İslam peygamberi Hz.  Muhammed (sav) ‘in hayatını yitirmesi sonucu “peygambere saygı” anlamına gelen “Huaisheng” olarak adlandırılmıştır.

  1. Avrupanın ilk camisi Kurtuba Merkez Cami-i Şerif’i(İspanyolcadaArapça مسجد “Mescit” kelimesinden türemiş Mezquita adıyla bilinir) İspanya’nın Cordoba şehrinde sonradan kiliseye çevrilmiş olan camidir. Endülüs Emevilerinin başkenti Kurtuba’da 600 cami vardır. Bu camilerin en anıtsal ve ihtişamlısı Kurtuba Camii’dir. Vadiül-Kebir nehri kenarındaki caminin temelini 784’de I. Abdurrahman atmıştır.

    Dünyadaki en fazla sütuna sahip olan mabet, Kurtuba Camii’dir. Cami içinde 1293 sütun vardır ve sütunların çoğu granitten, bazıları da çeşitli taşlardan yapılmıştır. Sütunlar, tuğlalardan ve beyaz taşlardan meydana gelen kemerleri destekler.
    Kurtuba Camii’nin en güzel kısmı mihrabı ve minberidir. Mihrap at nalı şeklindedir. Mihrap kemerinin dayandığı sütunlar eşsiz güzelliktedir. Caminin dış süsleri çok zarar görmüş olmasına rağmen iç süsleri hala göz kamaştırıcıdır. Mabedin bir diğer özelliği de kemerlerin iki katlı olmasıdır ve bu özellik yalnız bu camide bulunmaktadır.
    Kurtuba Camii, 1236’da katedrale çevrilmiştir. 1523’te çeşitli ilaveler yapılmıştır, fakat bu arada orta kısımlardan 63 adet çok güzel sütun kaldırılmıştır. Bu harika eserdeki mimari özellik, kendisinden sonraki pek çok esere örnek olmuştur.

  1. Kuzey Amerika’nın amacına uygun inşa edilen ve halen kullanılan ilk camisi, Amerika Birleşik Devletlerinde Iowa eyaletinde Cedar Rapids şehrinde 1934 yılında tamamlanan The Mother Mosque of America (Amerika’nın Ana Camisi) camiidir. Şikago’daki Al-Sadık Camii on yıl daha eskidir ancak cami olarak kullanılmak üzere mevcut bir binadan dönüştürülmüştür.
    Amaca uygun inşa edilen en eski cami, eskiden Kuzey Dakota’daki Ross yakınlarında harabeye dönen bir camiydi. 2005 yılında hatırasına binaen yakınında daha küçük bir cami inşa edildi.
    Iowa eyaletine 1880’lerde gelen Osmanlı tebaasından Suriyeli ve Lübnanlı Müslüman aileler zaman içerisinde mescid ihtiyaçlarını karşılamak için hep birlikte hareket edip Cedar Rapids şehrinde 1934 yılında bu camiyi inşa ettiler.
    Caminin kurucularından olan Aossey ailesi, soyadlarını eski köylerinin yakınındaki Asi nehrinden almışlardı.

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi:
Tüm Hakları Saklıdır © 2020