DOLAR 8,3968
EURO 10,1728
ALTIN 503,33
BIST 1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Afyon 26°C
Gök Gürültülü
Afyon
26°C
Gök Gürültülü
Pts 20°C
Sal 20°C
Çar 21°C
Per 23°C

İlk Müslüman Türk Devletleri

İlk Müslüman Türk Devletleri

Türkler, İslam ile Batı Göktürkler zamanında tanışmaya başladı. Sasani İmparatorluğunu fetheden Müslümanlar hızla Orta Asya’ya doğru yöneldiler. Burada karşılarına Göktürkleri de tehdit eden Çinliler çıktı. Çinli Tang hanedanı ile Talas ta 751 yılında yaptıkları büyük meydan muharebesinde Türkler de Müslüman ordusuna yardımcı oldular.

Talas Savaşı

Türkler 700 lü yıllardan başlayarak İslam Halifeliğine asker olarak hizmet veriyorlardı. Daha sonraları İslamiyete girmeye başladılar, bu konuda Talas Savaşı bir dönüm noktasıdır. Horasan merkezli Samani devletinin de Türklerin Müslüman olması için gayret etmesi sonucu, Türkler gruplar halinde Müslüman oldular.

Samani Devleti

İlk Müslüman Türk Devlet Başkanı Tolunoğlu Ahmet, Mısır da Tolunoğulları Devletini kurmuştur, ancak o dönemlerde sadece yönetim kademesi ve ordu komutanları Türk idi. 868 – 905 yılları arasında hüküm sürdüler.

Tolunoğulları Devleti

 

Daha sonra Müslüman Türk olan İhşidiler yine Mısır’da İhşidi (Akşit) Devletini kurdular. 935-969 yılları arasında hüküm sürdüler.

İhşidiler Devleti

Bu arada İdil Bulgar Devleti Hakanı Almış Han, Halifeye Müslüman olmak istediğini ve ülkesine kendine İslamiyet’i anlatacak din adamlarının gönderilmesini isteyen bir mektup yazdı. Bu mektubun halifeye varmasının hemen ardından Er-Ressî başkanlığında bir heyet 12 Muharrem 310’da  yani 12 Mayıs 912’de  Bulgar hanının İdil boyundaki karargahına ulaştı. Almış Han ve devletin ileri gelenleri elçi heyetini büyük hürmet ve itibar ile karşıladılar. Burada ihtişamlı bir tören düzenlendi. Almış Han ve mahiyeti resmen İslamiyet’i kabul etti. Almış Han’ın resmen Müslüman olması neticesinde İdil Bulgar devleti inanç bağları dolayısıyla Abbasi halifesine tabi bir devlet haline gelmişti. İdil Bulgar Devleti artık İslamiyet’in Doğu Avrupa’daki temsilcisi durumuna gelmişti. Bu durumu daha da güçlendirmek adına Abbasi halifesi ve Bulgar hanının birlikte darp edildiği sikkeler basıldı. İslam kültürünü yansıtan camiler ve saraylar inşa edildi, İslam hukukunun cari hale gelmesini sağlamak adına kadılık müessesesi kuruldu. Bölgeye gelip yerleşmelerinden itibaren Hazar Hakanlığı’nın siyasi üstünlüğünü kabul eden İdil Bulgarları, bu hakanlığın doğudan gelen Peçenek ve Kuman-Kıpçak akınları ve Ruslar’dan yediği ağır bir darbe neticesinde zayıflaması üzerine 965 yılında tam olarak bağımsızlıklarını ilan ettiler. Artık Doğu Avrupa’da İslamiyet’in temsilcisi bağımsız bir Türk devleti bulunmaktaydı.

Hazar hakanlığı ve vassalları İdil Bulgar Hanlığı ve Oğuz Yabguluğu

Daha sonra Hazar Hakanlığı ordularında ordu komutanı olan Temür Yalıg (Demir Yaylı) Dukak bey’in oğlu Selçuk bey, Müslüman oldu. Kendilerine bağlı boylarda Müslüman oldu. Cend şehrini kurdu ve oraya yerleşti.

Bir yıl sonra Oğuz yabgusundan Cend şehrinin vergisini almak üzere tahsildarlar geldi. Bu durum üzerine Selçuk Bey; “Müslümanların, gayrimüslimlere vergi vermeyeceğini” söyleyerek, bağımsızlık yolunda ilk adımını attı ve gayrimüslim Türkler üzerine cihad hareketini başlattı. Bu savaşlar her iki taraf için de zorlu geçti, hatta Selçuk Bey bu savaşlardan birinde oğlu Mikail’i kaybetti. Bunun üzerine Mikail’in oğulları olan Tuğrul ve Çağrı Bey’i yanına alarak kendi yetiştirdi.

Maveraünnehir bölgesinde Karahanlılar ve Samanîler arasındaki hakimiyet mücadelesinde Samanîlerin yanında yer aldı. Buhara’ya kadar ilerlemiş olan Karahanlı hükümdarı Buğra Han’ı Selçuk bey’in bizzat başında bulunduğu Türkmen kuvvetleri sayesinde geri püskürtmeyi başardılar. Nûr kasabasını ele geçirerek oğlu (bugün Nurata, Özbekistan) Arslan Yabgu’yu buraya göndermiştir.

935 yılında Müslüman olan ve Abdülkerim adını alan Satuk Buğra Han liderliğindeki Karahanlılar Maveraünnehir bölgesinde hakimiyet mücadelesi vermişlerdi.

Biraz daha güneyde, Afganistan ve Hindistan bölgelerinde hakimiyet sağlayan Gazneliler de, Horasan bölgesini ele geçirmek istiyordu.

ve 1041 yılında Merv şehrinin hemen güneyindeki Dandanakan ovasında Selçuklu kuvvetleri ile Gazneliler arasındaki büyük savaş, sadece bölgenin değil, dünya tarihini de değiştiren bir dönüm noktası olacaktı.

devam edeceğiz…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi:
Tüm Hakları Saklıdır © 2020