Serteser, Bloomberg’e yazdı

Serteser, Bloomberg’e yazdı

Küresel bir salgın olan yeni tip koronavirüs, birçok ülkeyi olduğu gibi ülkemizi de olumsuz etkiledi. İnsanların kişisel sağlığı, buna bağlı olarak toplum sağlığı başta olmak üzere, bireylerin psikolojisi, yaşanan bu küresel salgının izlerini taşıyor. Ülke ekonomileri ise bir taraftan sosyal mesafeyi korumayı, bir taraftan da üretimi devam ettirmeyi planlıyor.

Ülkemiz, bu süreçte hem ekonomiye destek, hem de sağlık alanında yapılan çalışmalar anlamında başarılı bir sınav verdi. Türkiye, 57 ülkeye yardım ederek insanlığa vermiş olduğu değeri gösterdi; bir taraftan da sağlık çalışanlarının fedakârlıkla yaptığı mücadele topluma moral ve kuvvet verdi.

Artık, yeni tip koronavirüs salgınından sonrasını konuşmalıyız. Dünyada bu süreç, “yeni normal” olarak adlandırılıyor. Teknolojiden daha çok yararlanılacağı, sosyal mesafenin uzun bir süre daha hayatımızda yer alacağı yeni normalin, bize göre en büyük önceliği sağlık ve buna bağlı olarak gelişecek sektörler olacak. Özellikle kişisel bakım ve önleyici sağlık hizmetlerinin önemi, koronavirüs salgını dolayısıyla bir kez daha gündeme gelmiştir.

Afyonkarahisar, 10 adet 5 yıldızlı termal otele sahip olan, termal zenginliğini disiplin ve verimlilikle yöneten ve bu nedenle “termalin başkenti” unvanını almış bir şehirdir. Biz, ilimizde, sağlık sektörünün geliştirilmesi sürecini, yeni tip koronavirüs salgınından önce başlatmış durumdayız. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun destekleri, Valimiz, Milletvekillerimiz, Belediye Başkanımız, Üniversite Rektörlerimiz, İl Özel İdaremiz ve Odamız’ın ortak girişimleri ile Afyonkarahisar’da Sağlık Endüstri Bölgesi’nin kurulmasının altyapısını oluşturduk. Afyonkarahisar Sağlık Endüstri Bölgesi’nin kurulmasının ardından hem her türlü sağlık hizmeti verilebilecek; hem de yatırımcılara ilaç üretimi ve AR-GE projelerinin sürdürülebileceği, “Termal Kent” olarak adlandırabileceğimiz bir alan sunulacaktır. İlimiz, böylece yatırımcılar için cazip hâle gelecektir.

Yeni normalin en önemli unsurlarından birisi ise gıda tedariki olacaktır. Afyonkarahisar, haşhaş, kiraz, vişne, patates ve domates (teknolojik sera) üretiminde ülkemizin önde gelen şehirleri arasında yer almaktadır. Gıda tedariki, ilimizde 2 milyon metrekareye yaklaşan ve jeotermal suyun kullanıldığı teknolojik seralarla desteklenmektir. Yeni normal sürecinde teknolojik seralarımızda, modern tarım teknikleri ile domatesin yanı sıra pek çok ürün üretilebilecek. İnsan sağlığının önem kazandığı günümüzde organik tarımda da ilimizde sürekli gelişmeler yaşanmakta ve geleceğin sektörleri arasında gösterilen tarım sektöründe şehrimiz öncü bir rol üstlenecektir.

Gıdada Türkiye’de yumurta sektörünün en önemli ili olan şehrimizde yeni normal sürecinde yumurta tozu fabrikasının kurulması ve sektöre ileri teknolojinin de dahil olması ile birlikte Afyonkarahisar ülkemizde yumurta sektöründe yerini daha da sağlamlaştıracaktır.

Afyonkarahisar, gıda tedarikinin en kısa ve en ucuz yol ile büyükşehirlere ulaştırılmasında da şu anda olduğu gibi artan bir ivme ile köprü vazifesi görmeye devam edecektir. Türkiye’nin ilk bölgesel havalimanından yararlanan, İstanbul-Antalya ve Ankara-İzmir Karayolları’nın kesiştiği bir noktada olan, aynı zamanda kısa bir süre sonra Yüksek Hızlı Tren’e kavuşacak olan Afyonkarahisar, lojistik sektörünün güç aldığı en önemli şehirler arasına girecektir.

Yeni normalde, tüm dünyada “doğal” olan ürünlere rağbetin artacağı öngörülüyor. Bu çerçevede ilimizin zenginlikleri arasında yer alan doğaltaş da bir adım daha öne çıkacaktır. Doğaltaş ve Afyonkarahisar özelinde tüm türevleriyle mermer, ülkemize daha çok katma değer sağlayan ürünlerle daha fazla talep edilir hale gelecektir. Bu kapsamda yeni normal ile çok daha fazla alışacağımız yapay zeka teknolojilerinin her sektörde olduğu gibi mermer sektöründe kullanımına hızla başlanması, bunun sonucu olarak taleplere hızla ve daha çok çeşitle karşılık verilmesi, ilimizin ve ülkemizin ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır. Sektörde yer alan iş insanlarımız bu değişime hızla uyum sağlarken, kamu kurumlarımız da izin ve ruhsatlardaki süreçleri hızlandırarak sektörün yeni sürece uyum gücüne katkı sağlamalıdır.

Yukarıda bahsetmiş olduğumuz tüm sektörlerimizde bu teknolojik gelişme ve yeni yöntemler ile birlikte ihracatımızın da büyük bir ivme kazanacağını düşünmekteyiz.

Anadolu’da sıkça kullanılan “Kara gün kararıp kalmaz” atasözümüz, bize umutlu olmamız gerektiğini gösteriyor.
Yeni normalde şehrimiz, yöneticilerinin gösterdiği uyum, sağlık sektöründeki atılımı, gıda üretimi ve lojistik alanda sahip olduğu potansiyeli ile yatırımcıların gözdesi bir il olacaktır. Ülkemiz, hızlı karar alma ve uygulama yeteneği, üretim gücü, yardım konusundaki hassasiyeti ve milli dayanışma ruhu ile kurulacak yeni dünyanın merkezinde yer alacaktır.
Biz, şehrimiz ve ülkemiz adına umutluyuz.

Hüsnü SERTESER

Afyonkarahisar TSO Başkanı

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM