Fazıl ŞENEL
Fazıl  ŞENEL
fazilsenel@gmail.com
TRAVNİK, Hâlâ Canlı Bir Osmanlı Şehri
  • 0
  • 14 Haziran 2020 Pazar
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
    Loading...
  • +
  • -

Bosna–Hersek denilince hemen aklımıza Saraybosna ve Mostar gelir.  Bosna’da ki 1992-1995 yılları arasında savaş sırasında bütün halkımız dualarıyla Bosnalı kardeşlerinin yanındaydı. O zamanlar internet yoktu. Gazete ve TV’lerden Bosna ile ilgili bütün haberleri takip ediyorlardı.

Bu sayede başta Saraybosna ve Mostar olmak üzere, Cazin, Gorajde, Bihaç, Banya Luka, Foça, Travnik, Zenica, Jayce (Yayçe), Vişegrad, Tuzla, Trebinye, Stolac, Poçitel, Nevesinje, Livno, Srebrenica, Konjic, Gradaçac, Gornji Vakuf, Donji Vakuf, Bugojno, Blagay, Prusac (Akhisar) gibi şehirleri yeniden öğrendiler.  Anadolu şehirlerinden farklı olmadığı ve hatta hâlâ yaşayan Osmanlı şehirleri olduğunu gördüler. Gönül köprüleri yeniden ve daha sağlam olarak tekrar kuruldu. Bir çok Türk vatandaşımız savaş sırasında yardımlarda bulundu, organize etti, bizzat Bosna’ya kadar gidip oralarda dağıttı ve hatta bazıları savaşta Bosnalı kardeşleri ile birlikte mücadele ettiler.

 

 

Travnik şehrinin Bosna-Hersek’teki konumu

Bu şehirler içerisinde özellikle Travnik bambaşka, Osmanlıdan sonra aradan uzun yıllar geçmesine ve çok şiddetli bir iç savaş yaşanmasına rağmen Travnik hâlâ müslüman şehir kimliğini koruyan bir yer.

Travnik Kalesinden Şehir Manzarası

Bosna-Hersek’te, Saraybosna’ya 90 km uzaklıkta bulunan Travnik’e “Vezirler Şehri” deniyor. Bunun sebebi de Osmanlı’ya onlarca vezir yetiştirmiş olması. 19 Sadrazam ve 58 Vezir olmak üzere toplam 77 vezir yetiştirmiş bu küçük ve şirin şehir.

Özellikle 1992–1995 Bosna Savaşı, ülkedeki müslüman kimliğini silmeye yönelik bir savaş olduğu için daha önce çok sayıda Boşnak’ın yaşadığı bu şehirlerde büyük bir katliam yaşandı. Bosna–Hersek’te yaşayan üç etnik gruptan ikisi olan Sırplar ve Hırvatlar, müslümanları katletmenin yanı sıra Osmanlı dönemine ait eserleri de yakıp yıktılar. Müslüman halkın yaşadığı bu şehirler savaş sırasında çok zarar gördü. Savaştan önce birer müslüman şehri olan buralar, yaşanan zorunlu göçler nedeniyle bu özelliklerini kaybettiler. Savaşta birçok aile yerlerini, yurtlarını terk edip, Saraybosna’ya veya yurtdışına göç etti. Diğer şehirler gibi Travnik’te de savaş olanca şiddetiyle yaşandı; fakat zayiat olmasına rağmen savaş şehrin görünümünü pek değiştirecek sonuçlar doğurmadı.

 

Travnik Kalesi ve Manzaralar

Sadrazamlar ve Vezirler Şehri’ni tüm bizdenliğiyle seyretmek için, meşhur tarihi kalesine çıkmanın apayrı bir tadı var. Travnik’e giderseniz “şehrin fotoğrafını kaleden çekin” tavsiyelerine kulak verin.

Trava, Boşnakça da Çimen demek. Travnik ise Çimenlik.  Şehir Vlanitsa ve Vlaşiç dağları arasında bulunan verimli yemyeşil bir vadide kurulmuş. Travnik’in ortasından geçen Lasva Nehri bu verimli vadiye hayat veriyor. Lasva, Travnik’ten geçtikten sonra Bosna Nehri ile birleşiyor. Roma döneminde de önemli bir yerleşim birimi olan Travnik, Osmanlı Devleti tarafından fethedildikten sonra çok daha stratejik bir merkez haline geldi. Fetihten sonra Travnik halkının çoğunluğu müslüman oldu. Şehirdeki bu değişim, imar faaliyetleriyle devam etti. Şehir cami, köprü, medrese, çeşme, tekke, han, hamam, türbe gibi yapılarla donatıldı. Travnik, Fransa ve Avusturya–Macaristan devletine en yakın Osmanlı eyalet merkeziydi. Bu nedenle Osmanlı Devleti için stratejik bir öneme sahipti.

 

 

Fatih Sultan Mehmet 1463’te Bosna’yı fethettikten sonra Travnik şehrine gelmiş ve atını sulamıştır. Ayrıca vezirlerimizden 19’unun mezarı buradadır. Fetihten sonra halkın çoğunluğu Müslüman olmuştur. 1660 yılında Travnik’i ziyaret etmiş olan Evliya Çelebi, bu şehri cennet bahçelerine benzetmiştir.

 

Travnik,Osmanlı Devleti’nin batıya yakın en büyük şehirlerinden biriydi. Avusturyalıların saldırıları yüzünden Saraybosna yıkıma uğrayınca, 1686 ile 1851 yılları arasında sancak merkezi Travnik olmuştur. Böylece önemli bir stratejik nokta haline gelmiştir.

 

Travnik kalesinde 2.Bayezid Camii’nin minaresi,önde Yeni Camii-Hasan Ağa Camii’nin haziresinde Bosna Beylerbeyi Defterdar Abdullah Paşa’nın açık türbesi.1967

1992–1995 Bosna Savaşı sonrasında Bosna–Hersek’te şehirlerin demografik özellikleri de değişti. Savaş sebebiyle yaşanan mecburî göçler sonucu bazı şehirlerde Hırvatlar ve Sırplar, bazı şehirler de ise Boşnaklar çoğunluğa geçti. Diğer şehirlerde olduğu gibi Travnik’te de nüfus yapısı değişti. 1991 yılında yapılan sayımda belediye sahasındaki nüfus 70 bin civarındaydı. Yaklaşık bunun %47’sini Boşnaklar, %39’zunu Hırvatlar, %14’ünü ise Sırplar oluşturuyordu.

Travnik kalesinden Şehre bakis. Sağda,Yeni Cami Hasan Ağa,ortada Varoş Camii ve solda Yukarı Çarşı Saat kulesi.

Savaş sırasında binlerce Sırp ve Hırvat bölgeyi terk etti. Diğer taraftan başka şehirlerde müslümanlara yönelik saldırı ve katliamlardan kaçan binlerce Boşnak Travnik’e göç etti. Bu zorunlu nüfus hareketi sonucu şehrin ilçe ve köyleriyle birlikte toplam nüfusu 60 bin civarına geriledi. Nüfus oranları ise, Boşnaklar %82, Hırvatlar %16 ve Sırplar %2 olarak değişti. Özellikle son yıllarda şehre geri dönen mültecilerle birlikte Travnik’in nüfusu yeniden artmaya başladı. Günümüzde Travnik’te en önemli ekonomik faaliyet tarım ve hayvancılık. Bu iki sektör şehrin en kayda değer ekonomik dinamiği. Son derece verimli bir vadi üzerinde kurulan Travnik, her türlü tarım ve hayvancılık faaliyetini yapmaya müsait bir şehir.

Travnik Mustafa Paşa Türbesi 1890

Osmanlı şehir siluetini koruyan Travnik, hâlâ 18. ve 19. yüzyılların izlerini barındıran bir rüya coğrafya. Travnik öyle sıradan bir Balkan şehri değil. Bir Bursa, bir Amasya, bir Kütahya, bir Afyonkarahisar gibi Osmanlı’nın mührünü hâlâ gururla taşıyan bir şehir.

Alaca (Süleyman Paşa) Camii 

Şehre Osmanlı kimliğini veren eserleri de bir tanıyalım. Şehir, etrafını çevreleyen dağların yamaçlarında kurulduğu için alışkın olmayanlar biraz yorulabilir fakat yine de Travnik, en iyi yürüyerek gezilebilir. Çarşıda yani şehrin en merkezî yerinde Alaca (Süleymaniye) Camii var. Alaca Camii, Makedonya Kalkandelen’de ki Alaca Camii’nin bir benzeri.

Bugün Alaca Cami‘nin olduğu alana ilk cami 16. yüzyılda Gazi Ağa tarafından inşa edildi. İlk caminin harap olması nedeniyle 1757’de Kamil Ahmed Paşa tarafından aynı yere daha büyük bir cami yapıldı. Bu caminin de 1815’teki büyük yangında harap olmasının ardından 1816’da Süleyman Paşa tarafından yeni cami inşa edildi.

Süleyman Paşa Camisi olarak da bilinen bu tarihi cami, bombardımandan zarar gördüğü için 1945’te restore edildi.

Alt Çarşı, Travnik. Arkada Alaca Camii görülüyor

Alaca Cami adını, içinde ve dış cephesindeki Rumiler, servi ve ağaç desenleri ile nadir bezemelerden alıyor.

Cami çarşının merkezinde bulunduğu için ticarî ve sosyal hayat bu bölgede yoğunlaşmış. Alaca Camii adeta Travnik’in kalbi gibi. Bu güzel caminin ön tarafında bir şadırvan, doğu tarafında 1839 tarihli bir çeşme ve güneyinde ise iki gözlü bir köprü bulunuyor. Lasva Nehri üzerinde bulunan ve 1590 yılında inşa edilen köprü halen kullanılıyor.

Lončarica Camii

Osmanlı döneminden kalma KahvicaLonçaritçaVaroşSumeçe  ve Zuliç adlı küçük mahalle mescitleri hala kullanılıyor. Bu küçük mescitlerin neredeyse tamamının planı birbirine benziyor.

 

Hasan Ağa Camii (1549) ve Bosna Eyaleti Beylerbeyi Defterdar Silahdar Abdullah Paşa türbesi.(1785)

 

 

Travnik Saat Kulesi’nin de bulunduğu Yukarı Çarşı semtinde iki türbe ve bir de tarihî çeşme bulunuyor. Büyük türbede Celal Ali Paşa ve Abdullah Paşa’nın mezarı, diğer türbede ise Mustafa Paşa’nın mezarı bulunuyor. Aynı tarzda inşa edilen her iki türbe de 18. yüzyılın son yıllarında yapılmış. İki türbe arasında bulunan çeşme de aynı yüzyılda yapılmış.

 

 

 

 

Perişan Mustafa Paşa Çeşmesi

Hacı Ali bey Camii ve Saat Kulesi

Türbe ve çeşmenin karşısında, caddenin diğer tarafında ise Mehmed Paşa Medresesi’nin kapısı bulunuyor. 18. yüzyılın ortalarında Bosna Valisi Mehmed Kukoviç Paşa tarafından yaptırılan medreseden günümüze sadece kapı ve birkaç mezar sağlam olarak ulaşmış. Medreseden sonra caddenin biraz daha ilerisinde yine aynı semtte yer alan Hacı Ali Bey Camii var. Cami, saat kulesiyle aynı park içerisinde bulunuyor. İlk olarak 1757 yılında eski Bosna valilerinden Hacı Mehmed Kukoviç Paşa tarafından yaptırılmış. Daha sonra 1763 yılında yangın geçiren caminin yerine, 1865 yılında Hacı Ali Bey tarafından yeni bir cami inşâ ettirilmiş. Caminin ön tarafında bir çeşme ve yan duvarında ise bir güneş saati bulunuyor. Hemen yan tarafında bulunan saat kulesi ise 18. yüzyılda inşâ edilmiş.

Bu bölgede bulunan diğer bir cami de Lukaçka Camii. 1903 yılındaki yangından sonra hasar gören cami Avusturya-Macaristan döneminde tamir edilmiş. Biraz ileride bir park içerisinde bulunan ve oldukça dik çatısıyla dikkat çeken Konaturska (Konya Türkleri) Camii de 17. yüzyılda inşâ edilmiş. 1863 yılında tamir edilen cami daha sonra gördüğü tamiratlara rağmen orijinal haliyle günümüze ulaşmış.

Konaturska Camii’nin arka caddesinde Abdülvehap İlhamiye Türbesi var. Celal Ali Paşa ve Abdullah Paşa türbelerinin arka tarafında yer alan ve 19. yüzyılın ilk yarısında inşâ edilen türbede Abdülvehap İlhamiye’nin mezarı bulunuyor.

Türbeden ilerisinde ki Potur Mahallesi’nde çok eski bir cami ve kahverengi boyalı bir çeşme bulunuyor. Küçük bir hazire içerisinde yer alan cami yakın bir zaman önce restore edilmiş. Ön tarafında yer alan çeşme, kitabesine göre Travnik hanedanından Derviş Paşa’nın validesi Ayşe Hanım tarafından 1862 yılında yaptırılmış.

Travnik’te Elçi İbrahim Paşa Medresesi’nin karşı tarafındaki tepenin yamacında  Nakşibendî Tekkesi bulunuyor. Tekkenin bulunduğu dar sokağın bir ucu tarihî iki gözlü köprüye çıkıyor. Tekke giriş kapısı üzerinde yer alan kitabeye göre Muhammed bin Ömer Efendi tarafından 1764 yılında yaptırılmış. Halen aslî fonksiyonunu devam ettiren tekkenin nur yüzlü bir şeyhi var.

Elçi İbrahim Paşa Medresesi İmam-hatip lisesi statüsünde eğitim veriyor. Hali hazırda 200 öğrenci eğitim görüyor ve şuan itibariyle Bosna’nın en büyük İslami eğitim veren kurumları içerisinde 3. sırada gösteriliyor. Geniş avlusunda Cuma namazları eda ediliyor. Eğitim gören çocuklara da eğitim veren hocalara da hiçbir kısıtlama getirilmiyor.

Travnik Elçi İbrahim Paşa Medresesi

Osmanlı döneminde ilim ve bilim adamı yetiştirmek amacıyla kurulan medreselerin bir kısmının varlığı günümüzde hala devam ediyor. Şüphesiz ki bu medreselerden en önemlisi Travnik’te bulunan Elçi İbrahim Paşa medresesi.

Günümüzde İslamiyet’in en güzel şekilde öğretildiği bu medrese; Kuran-ı Kerim’e ve dinine bağlı genç ve yeni bir nesil yetiştirmek için kaliteli bir eğitim vermeyi sürdürüyor.

Travnik Lasva Nehri kıyısında bulunan bu medresenin bir diğer adı da Fevziye Medresesi. 1705 yılında eğitim vermeye başlayan bu medrese; Hacı İbrahim Paşa tarafından inşa edilmiş.

Medresenin ‘elçi’ olarak adlandırılmasının ise tarihi bir geçmişi bulunuyor. Medreseyi inşa ettiren İbrahim Paşa 1699 yılında Avusturya’ya gönderilmiş ve elçi unvanına sahip olmuş.

Zamanında Rumeli ve Bosna valiliği görevlerini de üstlenen İbrahim Paşa; bu medresenin dışında Travnik’te sayısız caminin yapımına da önderlik eden oldukça önemli bir isim.

1950 yıllarında demiryolu inşaatı sonrasında önemli bir bölümü yıkılan bu medresede eğitim ve öğretim hala kesintisiz bir şekilde sürüyor.

Üstelik bu medresenin yakınında kesinlikle görmeniz gereken eski Travnik müftülerinden Muhammed Efendi ve eşinin yattığı türbeler de bulunuyor.

 

Medrese eğitiminin içeriği

Müfredatın %30 dini ilimler, %20 dil (Boşnakça, Arapça, İngilizce, Türkçe seçmeli), %20 matematik-fizik-kimya-biyoloji, %11 sosyal bilimler ve kalan da diğer derslerden oluşuyor. Mmedrese diploması Bosna’daki bütün üniversitelerde geçerli ve öğrenciler medreselerden mezun olduktan sonra istediği herhangi bir bölüme gidebiliyorlar.

Elçi İbrahim Paşa Medresesi’nin orijinalindeki minareler, TİKA tarafından yürütülen restorasyon projesi ile 101 yıl sonra yeniden inşa ediliyor.

Medreseden Mezun olan öğrencilerin Travnik içerisindeki Geçit Töreni – 2020

 

 

Kaynaklar:

Saha Gezileri

Ahmet Kuş

Emrah Engin

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?